İstatistikî verilere göre trafik kazalarının yüzde doksanı maddi hasarlı olmaktadır. Meydana gelen trafik kazaları ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı olabilir. Maddi hasarlı trafik kazalarında kazaya karışan araçlar polis çağırmaksızın kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyebilirler. Maddi hasarlı trafik kazası sonucu tarafların tutanağın tutulması bakımından anlaşamaması durumunda kaza maddi hasarlı da olsa polis çağırmak ve tutanak tutulmasını sağlamak gerekmektedir. Aksi takdirde zorunlu sigorta(trafik sigortası) ve ihtiyari sigorta(kasko) ile aracın onarılmasını veya perte çıkartılmasını sağlamak güçleşebilir.Kusuru olmaksızın trafik kazasında aracı hasar gören sürücülerin araçları karşı tarafın trafik sigortasından, karşı tarafın sigortası olmaması durumunda ise sizin kaskonuz tarafından karşılanmaktadır. Hasar gören araç yetkili servisi tarafından onarılmakta ve gerekli parçaları ise orijinalleri ile değiştirilmektedir. Ancak sonraki süreçte araçta hasar kaydı bulunacaktır. Bir araçta hasar kaydının bulunması aracın ikinci el piyasa değerinin altında satılmasına ve kimi zaman da alıcı dahi bulunamamasına neden olabilmektedir.Trafik kazası sonucu kazada kusuru bulunmayan araç sahibi aracın değerinde meydana gelen azalmaya yönelik araç değer kaybı tazminatı davası açabilir.

Örneğin aracınız ikinci el piyasa değeri ortalamasını 50.000TL olarak kabul edelim. Yolda seyir halinde iken aracınıza başka bir araç tarafından arkadan çarpılması sonucu aracınızda 15.000TL lik bir hasar oluştuğunu ve aracınızın yetkili servis tarafından onarıldığını ve onarma sürecinde araç kiralamak zorunda kaldığınızı varsayalım. Aracınız her ne kadar onarılsa da TRAMER üzerinde hasar kaydının bulunması, araç satımında ekspertiz firmalarınca kazaya karıştığının tespiti gibi durumlar nedeniyle aracın piyasa rayiç bedelinde düşme olacağı ve aynı marka, model ve teknik donanımda bulunan kazasız bir aracın bedelinden daha az bir değere sahip olduğu malumunuzdur. Ayrıca araç kiralamanız da size ayrı bir maddi külfet yaratmaktadır.

İşte bu gibi durumlarda kazaya neden olan aracın sürücüsüne, sürücü ile ruhsat sahibi farklı kimseler olduğu takdirde ilaveten ruhsat sahibine araç değer kaybı tazminatı davası açabilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Tazminatı Davası Hakkında Kısa ve Önemli Bilgiler

Maddi hasarlı bir trafik kazası nedeniyle aracınız değer kaybettiyse kazadaki kusur oranınıza göre araç değer kaybı tazminatı davası açmanız gerekmedir. Örneğin kazaya neden olan ve %100 kusurlu bulunan aracın sahibi tarafından açılan dava reddedilir.

Dava süreci ortalama 9 ay ile 1.5 yıl arasında neticelenmektedir.

Aracınızı kullanamadığınız sürede araç kiraladıysanız bedelini, aracınız ticari bir araç ise kullanamadığınız süredeki zararınızın tazmin edilmesini de isteyebilirsiniz.

Değer kaybının tazminatı bakımından araç sürücüsü ve ruhsat sahibi farklı ise dilediğinize dava açabileceğiniz gibi sürücü ve ruhsat sahibine birlikte de dava açabilirsiniz.

Dava içerisinde tarafların kusur oranları ve araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için bilirkişi raporu alınmaktadır. Bilirkişi raporu davanın akıbeti bakımından büyük önem arz etmektedir.

Aracınızın kazadan öncesindeki bir tarihte hasar kaydının bulunması durumunda, salt bu kazaya dayalı olarak değer kaybının meydana gelmesinin mümkün olmaması ve aracın önceki bir kaza ile değer kaybetmesi nedeniyle açılacak olan değer kaybı davası reddedilebilir. Bu nedenle dava açmadan önce aracın kaza kaydının olup olmadığı ve parça değişimi bulunup bulunmadığına dikkat edilmelidir.

Çoğu sigorta poliçeleri kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybını poliçe kapsamına almamaktadır. Bundan cihetle sigorta firmaları söz konusu kaybı karşılamamakta olup kusuru bulunan araç sürücüsüne veya ruhsat sahibine dava açılması gerekmektedir.